Geleceği Tahmin Etmek İhtiyaçmıdır ?

Geleceği Tahmin Etmek İhtiyaçmıdır ?

Geleceği Tahmin Etmek İhtiyaçmıdır ?

İnsanlar için yaratılıştan günümüze dek geleceği tahmin etme iç güdüsü oldukça baskın gelmekte ayrıca insan beyninde şiddetli bir merak uyandırmaktadır. Gelecek hakkında ki görüş ve düşüncelerimiz çok defa zanlardan ve tahminlerden ibarettir.  Gerçekten de geleceğin bilinmeyen karanlıkları içinde gelişecek olayları tahmin etmek yada yakalamak zordur. Hele ki bu gelecek uzak gelecek ise, yıllar sonrası ise.

Ama bu durumda bir gerçek vardır ki oda biz Ademoğulları geleceği hep merak etmişizdir. İnsanlar, yalan ve yanlış şeyler söylediklerini bile bile sırf bu ihtiyacı giderebilmek için falcılara, büyücülere ve kahinlere koşmuşlar, onlara bu hizmetleri karşılığında bir bedel ödemek zorunda kalmışlardır.

Özellikle günümüzde yerli ve yabancı bir çok basın organının yılbaşı gecesi öncesi ve sonrasında her hangi bir falcı yada kahinin röportajina yer vermeside bu konuda bize en görünen örnektir. Bu durumdan anlamamız gereken tek şey geleceği öğrenme istediği ister modern olsun ister ilkel olsun her iki grupta da aynı güçtedir.

Geleceği Tahmin Etmek İhtiyaçmıdır ?

Geleceği Tahmin Etmek İhtiyaçmıdır ?

Dinimizde Falcılık

Oysa ki dinimizde falcılık, büyücülük ve benzeri gelecekle ilgili yorumlarda bulunan, bulunduran faaliyetler kesinlikle yasaktır.  Çağdaş ilim adamlarının ortaya koyduğu gibi bütün falcılar ve büyücüler yalancıdır sözü aslında doğru lanse edilen bir sözdür. Onların zan ve tahminlerinin bir kısmı doğru çıksa bile bu hüküm kesinlikle değişmez.

Bununla birlikte yüce dinimiz ”Doğrusunu Allah Bilir”diyerek gelecek hakkında düşünce, kanaat, zan ve tahminlerimizi ortaya koymaktan engel olamaz. Çağdaş ilim adamlarının da konuya yaklaşımı aynen böyledir.  Kesin bir hükme varmamak şartıyla geçmişe veya hali hazırda günümüze bakarak gelecekle ilgili bazı tahminlerde bulunmak elbette ki mümkündür.  Çünkü evrende hiç bir olay başıboş değildir.  Hepsininde bağlandığı bir determinizm vardır.  Buradan yola çıkarak ilim bize bazı olayları önceden görme yada sezebilme fırsatı verebilir. Daha önce ki istatistikleri ve olayları inceleyerek bu yıl meydana gelebilecek bir çok gelişmeyi tahmin edebiliriz. Bir çok alanda ediyoruzda. Hava durumunun 15 gün sonrasında nasıl olacağını tahmin edebildiğimiz gibi.

Nitekim gelecekle ilgili planlarımızı ve projelerimizi hazırlama da muhtemel gelişmelere ve tehlikelere göre tedbir almada bizim bu tavrımız hayli önemli rol oynar. Esasen, zamanın üçüncü boyutu olan geleceğin şuurla yönetildiği halde hayvanlarda bu ihtiyaç, mekanik düşünceler halindedir. İnsan, canlılar arasında şuurlu bir faaliyet olarak gelecek endişesi taşıyan biricik yegane varlık gibi görünmektedir. İnsan istikbalini planlayabilen ve zamanı kendi ülkü ve hedefleri istikametinde kullanabilen bir canlıdır. Tabi bu durumda karıncaların arıların hatta bitkilerin gelecekle ilgili çırpınışlarını inkar edemeyiz. Ama bu zaten onların yaratılış doğasında mevcuttur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ